Özgüven Eksikliği

Konumuz özgüven eksikliği tedavisi… Başlamadan önce eksikliği nedir ve özgüven eksikliği nasıl gelişir soruları üzerinden özgüven eksikliğine dair birkaç şey söylemek istiyorum.

Özgüven Eksikliği Nedir? : Yapabileceklerinin yani kapasitesinin farkında olmayıp ve kişinin içinde bulunduğu herhangi bir şeyde başarısız olacağım hissine kapılmasına özgüven eksikliği denilebilir.

Özgüven Eksikliği Nasıl Gelişir?

Aile, okul, arkadaş çevresi gibi faktörlerin etkisiyle özgüven eksikliği gelişmeye başlar. Şuan özgüven sorunu yaşıyorsan eğer bu yanlış yetiştirilmiş olman yüzünden olabilir. Çünkü kişiliğimiz ailede oluşmaya başlıyor ve okulda devam ediyor. Arkadaş seçimlerimizle de bu gelişim zirveye ulaşıyor. Kişiliğimiz ergenliğin sonralarına doğru oturuyor. Ve nasıl bir karaktere sahip olacağımız bu dönemin sonralarına doğru belli oluyor. İyi bir ergenlik, çocukluk ve bebeklik dönemi geçirmek ilerde özgüvenli olup olmayacağımızı belirliyor.

Yapamam, beceremem, öğrenemem, reddedilirim gibi kelimeler ve bu kelimelerin türevlerini kullanmak özgüven eksikliğini belli eden semptomlardır. Eğer üzerine aldığı sorumluluklarda yerine getiremeyeceğini düşünüyor, kendin için geleceğin için atman gereken adımlarla tereddüt yaşıyor, hoşlandığın kıza karşı duyguları dile getirmek istediğinde reddedilme korkusu yaşıyor ya da bunlarla benzer durumları sık sık tecrübe ediyorsan özgüven eksikliği problemi ile karşı karşıyasın demektir. Şimdi sıra geldi; özgüven eksikliği tedavisi başlığında çözümler sunmaya…

ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ TEDAVİSİ

Bilinçsiz bir aile tarafından yetiştirilmiş, kötü bir arkadaş çevresine sahip ya da okulda seni utandıran, küçük düşüren, üzen olaylara maruz kalmış ve tüm bu ve bu gibi etkenlerin sonucunda şuan özgüven sorunu yaşıyor olabilirsin. Yaşın ister 15, ister 25 ister, ister 50, istersen de 80 olsun. Kaç yaşında olduğun, neler yaşadığın önemli değil. Tek bir gerçek var. Yaşadığın özgüven sorunu ve bunu çözmek için bir şeyler yapman gerektiği tabi mutlu, her gününü küfrederek geçirmediğin bir yaşam sürmek, sevilen ve saygı duyulan biri olmak istiyorsan…

Yazarken fark ediyorum ve hastalık tedavi edilir. Özgüven bir hastalık değildir, özgüven eksikliği tedavisi diyerek özgüveni fazla ciddiye almışım. Emin olun özgüven öyle çok zor kazanılan bir özellik değil. Bi kere her şey inançlarında bitiyor. Neye inandığın ne olduğunu belirler. ”Düşünceler duyguları, duygular davranışları, davranışlar alışkanlıklarımızı, alışkanlıklarımızda bizim ne olacağımızı belirler.” Düzenli olarak ne yapıyor, düzenli olarak ne düşünüyorsan sen osun. Mevlana’nın sadece özgüveni kazanmayı ilgilendiren değil tüm kişisel gelişim sürecini özetleyen müthiş bir sözünü paylaşmak istiyorum seninle.

“Kardeşim sen düşünceden ibaretsin,

Geriye kalan et ve kemiksin.

Gül düşünür, gülistan olursun,

Diken düşünür, dikenlik olursun”

Seninle bu makalede özgüven kazanmak için şöyle yapmalısın böyle yapmalısın diyerek alıştırmalar paylaşmayacağım bu alıştırmaları zaten sitede paylaştık bunun ötesinde internette özgüven eksikliği gidermek için yüzlerce alıştırma bulabilirsin. Benim bu makalede sana asıl sağlamak istediğim şey; düşüncelerinin üretildiği zihninin dizginlerini eline almak.

Kim ne dersin özgüven kazanma ile ilgili tüm alıştırmalardan daha etkili olan bir şey biliyorum. Pozitife alışmak… Pozitif düşünmeye, pozitif görmeye odaklanırsan eğer her şey senin açından daha olumlu olacaktır. Her şeyde pozitife yöneltirken Pollyanna olmaktan bahsetmiyorum. Ne kadar çabalarsak çabalayalım insanız ve illaki bizi derinden etkileyecek, bize tabiri caizse sağlam bir kroşe indirecek, özgüvenimizi sarsacak olaylarla karşılaşacağızdır. Fark tüm bunların etkisi uzun sürmeyecektir. İşte özgüvenin bize sağlayacağı en büyük artılardan birisi bu… Düştüğümüzde hiç kimse olmasa bile bizi yerden kaldırmak için her zaman uzatılan el olması.

Bu makalede özgüven eksikliği ve özgüven eksikliği tedavisi konuları üzerine sana teknik bilgiden çok daha derin bilgiler vermeye yöneldim. Seni biraz işin mutfağına sokmaya çalıştım. Verimli olabildiğimi düşünüyorum ki umarım öyle olabilmişimdir. Bir sonraki makalede görüşmek dileğiyle… Kendine iyi bak!

Dostun Sensei…