Özgüven Geliştirme ve Rahatlık Alanı

Bu makalede özgüven geliştirme aşamasında rahatlık alanından çıkmanın etkisinden bahsedeceğiz. Özgüvenin geliştirilebilir bir özellik olduğunu diğer makalelerde belirtmiştik. Özgüven kazanma konusunda diğer makalelerde etkili teknikler paylaşmıştık ve içtenlikle bu teknikleri uyguladıysanız eğer özgüven kazanmaya başlamış olmalısınız. Özgüveni kazanmakla kalmayıp bu özgüveni koruyabilmemiz için özgüvenimizi geliştirmemiz gerekiyor.

Farklı farklı durumlarla karşı karşıya kaldığımızda, kendimizi daha önce hiç deneyimlemediğimiz olayların içinde bulduğumuzda özgüvenimizi korumak zor olacaktır. Çünkü zihin alışılmadık her şeyi tehlikeli bulur ve kişi rahatlık alanı dışarısına çıkmak istediğinde onu engeller. Oysaki hayat rahatlık alanımızın dışındadır.

Şu bir gerçek rahatlık alanı içerisinde daha güvende hissediyoruz. Fakat hayat başarılarımızın toplamıdır. Başarıları biriktirmek için de bir şeyler başarmak gerekiyor. Bir şeyler başarmak içinse de irili ufaklı riskler almamız gerekiyor. Zihin riskleri sevmez. Yani rahatlık alanımızdan çıkmamız gerekiyor.

Rahatlık Alanından Nasıl Çıkılır?

Bu sorunun cevabı çok basit aslında; kendimizi başlardan rahatsız hissettiğimiz durumların ya da ortamların içine sokarak… 🙂 Daha önce deneyimlemediğin şeyleri deneyimlediğinde, rutinlerini bir kenara atıp, yeni maceralara atıldığında; kalibrasyon becerin, merak duygun ve keşfetme isteğin gelişecek bunlar harika şeyler olmalarının yanı sıra özgüven seviyeni de arttıracaklar. Şunu söylemeliyim farklı şeyler denemeye başladığında, ufak ufak riskler aldığında başlarda rahat edemeyecek ve zihninin seni engellemek için türlü bahanelerine maruz kalacaksın.  Şimdi neler yapabilirsin sorusu için birkaç fikir sunmak istiyorum.

  • Yolunu değiştir: Okuluna ya da iş yerine giderken her gün kullandığın yoldan gitmek yerine farklı güzergahlar kullan. Ama bu yolumu uzatır dersen eğer biraz erken çık yola, bahanelere çok erken başladın derim. 🙂
  • Boşsa doldur: Boş vakitlerinde evde oturmak, film seyretmek yerine farklı farklı ortamlara gir. Kiliseye git mesela ya da havraya oradaki insanlarla sohbet et ya da dans, tenis, tiyatro ya da şan gibi kurslara yazıl. Yeni insanlarla tanış. Çevreni genişlet. Böylelikle hem karakterini zenginleştirmiş hem de YABANCI kelimesine sempatin artar, o kadar da korkulacak bir şey olmadığını anlarsın. Yabancılar artık tanıdık gelir sana.
  • Spor yap: Önce fiziksel hantallığı çözmeliyiz ki psikolojik hantallığımızdan da kurtulabilelim. Spor yapma isteği biz de büyük bir iştahla belirir ama bu uzun sürmez. Saman alevi gibidir. Fiziksel gücü, fiziksel dayanıklılığı arttırmak beraberinde psikolojik gücü ve psikolojik dayanıklılığı da arttırır.
  • Tatile tek başına git: Ailenle, kız arkadaşınla ya da arkadaşlarınla tatile gitmek yerine bir değişiklik yap tek başına git bu seferde. Tek başına tatil mi olur ne yapacağım tek başıma diye düşünüyorsan eğer bu bir bahane. Unutma rahatlık alanımızdan çıkmaya çalıştığımızda zihnimiz bizi caydırmak için engeller koyacaktır önümüze demiştim. İşte bu düşünce de o engellerden biri…
  • Dilini bilmediğin ya da az bildiğin bir ülkeye git: Fırsatın varsa yap bunu… Ne işim var dilini bile bilmediğin bir ülkede diyor olabilirsin ben de sana bu da bir bahane derim. Bu cümlenin arkasında bir sürü gizli korku var, daha fazla özgüvenli olmamızı engelleyen… Sende biliyorsundur İngilizce bizde senelerce okullarda gösterilir ama üniversiteden, özel bir kursa falan gitmeden İngilizce bilerek mezun olanların sayısı çok azdır. Şuna emin olabilirsin dilini bilmediğin ya da az bildiğin bir ülkede bir ki hafta geçirmen bile dilini muazzam geliştirecek çünkü çaresiz kalacaksın. Çaresizliğin gücünü kullanarak neler yapılabildiğini tarihe ufak bir göz anlayabilirsin. Çok uzaklara gitmene gerek yok. Şöyle bir Kurtuluş Savaşı zamanlarına gitsen yeter.

Rahatlık alanını üzerinden özgüven geliştirme için çözümler sunarak neler yapabileceğimize dair fikirler paylaştık. Özgüven üzerine makaleler yazmaya devam edeceğiz. Bir sonraki makalede görüşene dek kendine iyi bak!

Dostun Sensei…